11 Mart ta Kuru Temizleme Atölyesi nde Nizamettin Atamanla konuşmalarımız var bu yazımda. Buraya Özge Kınıklı dostumla beraber geldik ve bu küçük mekanda sadece üç kişiyle yapılan büyük ölçekli işleri öğrendiğimizde, yazıma başlık olarak seçtiğim Mucizeler Dükkanı ifadesi Özge den çıktı.

N- Temsilde giyilen kostümler burada temizlendiğine göre, sizin işleriniz temsilden sonra devreye giriyordur.

Ni- Hayır. Bizim işimiz çok öncesinden başlıyor. Kostümlerin dikileceği bazı kumaşların istenilen renkte boyamasını yapıyoruz burada.

N- Bunu hiç düşünmemiştim.

 Bildiğim ve girip çıkıp gördüğüm kadarıyla bütün birimler temsilin başlama tarihinden yaklaşık iki ay öncesinden çalışmalarına başlıyor. Fakat burada, kuru temizleme atölyesinde sadece kullanılan kostümlerin temizlendiğini, dolayısıyla bu birimin temsil başladıktan sonra devreye girdiğini sanarak, kostüm dikilecek kumaşların boyandığı –dansçı arkadaşlarımdan bilenler vardır da,- benim gözümden kaçmış. Kostüm kreatörünün işini çok kolaylaştırıyor olmalı bu iş; dükkan dükkan gezip, aynı kumaştan istenilen renklerde toplamak çok zaman isterdi…o da istediğini bulabilirse. Yaratıcı sanatçıların en değerli malzemesi; zamandır. Tüm vaktini araştırmalarına, düşünüp hayal etmeye ve üretmeye ayırmak ihtiyacındadır. Öyle ki; uykuya dalana kadar devam eden bir maraton.

 Nİ- Altmış tane rengimiz var. Örneğin şu kumaş aslında beyaz ama kırık beyaz istendi, bu renge çevirdik. Boyanan kumaşları kostüm olacaksa terzilere, dekor olacaksa bezleme atölyesine gönderiyoruz.

N- Dekor bezleri de mi burada boyanıyor? Bir yaşıma daha girdim.

Nİ- Evet. Mesela bu tülbenti tuğla duvar görünümü için kiremit rengine boyamıştık. (Tülbentle tuğla yapmak…en son aklıma gelecek malzeme olurdu.) Arkasına aynı renge boyanmış straforu yapıştırıp duvar haline getiriyorlar. Fon perdesi olacak kumaşların da boyası burada yapılıyor. Çingene Baron’ da kullanılacak gecelik ve jüponlar için 600-700 metre beyaz kumaşı krem rengine boyadık geçenlerde. Kumaşı bize top halinde getiriyorlar, boyama tankımız ne kadarını alacaksa, 25-30 metrelik parçalara ayırıp boyuyoruz. Ama bu uzunluk kumaşa göre değişiyor tabi. İnce dokulu bir kumaşı 100 metreye kadar koyabiliyoruz tanka. Amerikan bezinden 10-12 metre sığıyor. Eni de büyük olduğundan, daha uzunu rahat çevrilmiyor tankın içinde. Bir de kazanlarımız var, bunlar içerde.

 Bunları dinlerken devamlı şaşırıyorum. Çünkü kırk yıldır her gün önünden geçtiğimiz, çalışanların güzel havalarda önündeki banklara oturup sigara çay molası verdiği, içerdekilerle selamlaştığımız bu küçücük görünümlü, yalnızca kuru temizleme birimi olarak bildiğimiz ve sadece kostüm temizliği yapılıyor sandığımız bu odaya girince ne mucizeler döndüğünü görüyoruz.

N- Boyanan kumaşların ütüsünü de yaparak mı veriyorsunuz?

Nİ- Evet. Geçenlerde Cinderella’ nın kostümleri geldi.Yıkanacakları yıkadık, ütüledik. Ama bazı kostümler, kumaşı ya da rengi yüzünden yıkamaya da, kuru temizlemeye de gelmiyor. Burada olsaydı size gösterirdim, yakası deri olan kostümler mesela. Veya üzerinde silikonla yapıştırılmış detaylar olanlara kuru temizleme yapsam, yapıştırılan parçalar tamamen ayrılır. Böyle durumlarda lokal temizlik yaparak, buhar vererek ya da ütüleyerek teslim ediyoruz. Bazen temizlenmedi sanıyorlar. Halbuki kostüm bu bahsettiğim özelliklerde ise, mecburen lokal temizlik yapılır. Yoksa kostümün görünümü bozulur.

Tam bu sırada Deniz Çığ da katıldı bize. Kullanılmayan kostümleri almak isteyen ikinci el satıcılar olduğunu anlattı, işi biten kostümlerin ne yapıldığını sordu.

 Ni- Bütün kostümler Sanat Teknik Müdürlüğü’ ne zimmetlidir. Buna onlar karar verir. İşi biten kostümler MDT çalışma salonunun bulunduğu kattaki depomuzda ve Batıkent yolundaki büyük depomuzda tutuluyor. O kostümler, eser tekrar sahneleneceği zaman bize geliyor, biz de temizliğini yapıp, bay ve bayan terzilere devrediyoruz. Ama tekrar sahnelenemeyecek durumda olanların ne olduğunu size en iyi Sanat Teknik Müdürlüğü söyler.

N- Kostümler ne kadarda bir temizleniyor? O kadar terlerdik ama hiç bir rahatsızlık duymazdık.

Ni- Her temsilden sonra bize gelir kostümler. Biz onları önce renklerine, sonra kumaş cinslerine göre ayırırız. Mesela pamukluyla sentetiği aynı kazana atamazsınız. Oyununa göre de değişiyor. Çok terlenmiş, yerlerde yuvarlanılmış, üzerine makyaj bulaşmış olanlar, en çok lekelenenler ayrı yıkanır. Mesela bu beyaz gömlekler, dün akşamki Yevgeny temsilinden. Gördüğünüz gibi pat lekeleri var, ayrı yıkanacaklar. Bazı elbiseler kuru temizleme, boyası yayılacak olanlar da, örneğin boyalı bir kumaşla beyaz kumaşın birlikte dikildiği veya kırmızıya boyadığımız ponponların olduğu bir kıyafet, lokal temizlikle işlem görür.

N- Ardı arkası kesilmeden önünüze gelen yüzlerce kostümün hangi işlemle temizleneceğini, kumaştan çok iyi anladığınız için biliyorsunuz. Kaç yıllık deneyim var bu bilginin gerisinde?

Ni- 28 sene oldu.

Erdal ve Necmettin, çay tepsisiyle yanımıza geldiler. Onlar da bu atölyenin çalışanları. Diyorum ya, çaysız atölye olmaz, hepsinde de çok lezzetli bir çayla ağırlanırsınız.

Deniz- Burada çay her zaman nefistir. İçine sevgi katıyorlar.

N- Deniz senin bilmediğin atölye yok, hepsini tanıyorsun.

D- Doğru, hepsine girer çıkar sohbet ederim. Onların dertlerini dinler, sorunlarını paylaşırım. En iyi dostlarım atölye çalışanlarıdır.

Kuru temizleme, çamaşır makinesi ve boyama tankıyla boy boy kazanların olduğu iç bölüme geçiyoruz.

N- Bu kuru temizleme makinesi nasıl işlem yapar? Bu koku nedir?

Ni- Bu alet periko etilen’le çalışır, onun verdiği kokuyu duyuyorsunuz. İçine kostümler konunca deposundan bu kimyasal ilacı çekip haznesine veriyor. Makine aynı çamaşır makinesi gibi dönerek ilacı kumaşın her noktasına nüfuz ettirir. Kiri yağı vs. temizleyerek tekrar deposuna verir, kostümü sıkar, daha sonra ben o kullanılmış ilacı temizler, tekrar deposuna veririm. Temizlemek içinse bu bölüme aldığım ilaç, kaynayarak kendini temizler. Kostüm de bu işlem sırasında ıslansa da, temizlik malzemesi uçucu bir madde olduğundan 35 dakikada kurur. Bir de boyama kazanlarına bakalım isterseniz.

 

Özge- O metrelerce kumaşlar bu kadarcık yere mi sığıyor?

Ni- 25 er metrelik parçalara ayırıp koyuyoruz bu tanka. Üzerini kaynar suyla doldurup, azar azar rengi ekleyerek istenilen tonu tutturmaya çalışıyoruz. Bundan başka bir evlerdeki çamaşır makinasından var, bir de dekorun fon perdelerini yıkadığımız, bu büyük makinemiz var. Bunda 20-25 tane kostümü de bir seferde yıkayabiliyoruz. (büyük kırmızı makine resmi) Bunlar 60 ayrı renkteki boyalarımız, bu da; tütüyü sertleştirmek için sıktığımız hazır sprey kola.

N- Öyleyse tütüler terzihanede normal tülle dikiliyor ve size geldiğinde sertliğini veriyorsunuz.

Ni- Evet. Bir de sanatçı hanımefendilerin tütüleri, biraz sahnedeki hareketleriyle, ama esas temizlendiğinde, sönerek dikliğini kaybeder. Kalkık ve düz durması için bu spreyle kola yaparak tekrar eski şekline getiriyoruz. Bu hazır koladır, sıkıp ütülediğimizde kumaş sertleşir. İşte burası böyle, küçük bir fabrikadır.

N- Gerçekten…fabrika içinde fabrikaya geldik.

Ö-   Burası kaç metre karedir tahminen?

Ni- Yaklaşık 60 metre kare olması lazım.

Ö-   60 metre karede, yıkama, kuru temizleme, boyama, kolalama ve ütüleme yapılıyor.

N- Ve işlemler de yüzlerce metre kumaşlara yapılıyor…mahalle arasındaki kuru temizlemecilerle alakası yok buranın…yalnız kapı açık olduğu halde ilaç kokusu beni rahatsız etti.

Ni- İki taraflı açtığımız zaman boyun ve bel ağrılarımız oluyor. Açmayınca da ciğerlerimiz zarar görüyor. Biz de iki sorunun arasında kalmaktansa, sıkı giyinerek sık sık havalandırma yapıyoruz.

N- Hergün temizlik, ütü vesaire işiniz olur mu?

Ni- Hergün ya bir gece önce oynanan temsilin kostümleri gelir buraya ya da yeni bir eserin boyanacak kumaşları. 3 kişi çalışıyoruz, her bir kostümün ayrı işlemi bütün günümüzü alıyor. Bakın mesela dün gece Yevgeny Onegin temsili vardı, gömlekleri pat ve ter lekesi olmuş, yıkanıp ütülenecek. Az önce Karmen’ in temizlenen kostümlerini bitirip gönderdik terzilere. Zorba balesinin gömleklerini de her temsilden sonra yıkardık. Kumaşı tiril tiril bir pamukludandı. Sahnede görmüşsünüzdür.

N- Sezon açılıncaya kadar siz de tatilde mi oluyorsunuz?

Ni- Hayır. Bizim tatilimiz yeni sezonda başlayacak oyunlara göre bir ayla kırk gün arası değişiyor. Yapılacak işlere göre, yeni dikilecek kostümlerin kumaşlarının boyanması için genel müdürlük ne zaman göreve başlayacağımızı bize bildiriyor.

 Zorba yı zevkle izlemiştik. Fakat ne dans ederken, ne de bale izlerken gömleklerin duruşu gibi yüzlerce detaya hiç dikkat etmeyiz ki…Bence bu farketmeyiş, atölyelerin ne kadar kusursuz ve dakik iş yaptıklarının çok önemli bir göstergesi. Çünkü bale kusursuz hazırlanmış olsa dahi, dekorun bir karış öteye yerleşmesi, kostümün açılması, dans muşambasında ufacık bir kabartı gibi hatalar işimizi felce uğratabilir. Her birimdeki sanata saygılı, işini seven insanların çalışmasıyla temsiller tıkır tıkır işliyor. Bu röportajları yazmaktaki bir amacım da, sahnede izlediğimiz oyunun ardındaki görünmeyen titiz çalışmalara büyüteç tutmak.