MAKİNİSTLER İŞ BAŞINDA

Onlar; Sahne-altı atölyelerinde hazırlanan dekor malzemelerinin sahne üstü sorumluluğunu alan kişiler. Bir oyunun tüm dekor, pano ve tablolarının yerleştirilmesi, oyun sırasındaki dekor değişimlerinin yapılması ve bu iş için yüzlerce kiloluk ağırlıkların konulup kaldırılması, temsil bitince de sökülüp depolanması, dans muşambasının serilip kaldırılması, kırmızı perdenin açılıp kapanması onların işi. Sahne makinistleri; temsil sırasında kodüitten gelen talimatları anında uygulayacak fiziksel güçte ve uyanıklıkta olan kişiler. Yılmaz Doğan onların şefi, Yusuf bey yardımcısı. Yazının devamında da ağır işçilerinden Hüsnü Kayım’la sohbet var.

N- Dekorlar sahne altı atölyelerinde kesildi, biçildi, dikildi, çakıldı, boyandı, hazırlandı ve asansörle sahne katına geldi. Bundan sonra iş sizlerin. Dekorlar geldikten itibaren yapılan işleri bize anlatır mısınız?

Y- Önce yapılan teknik provada dekorların sahne üzerine konacakları yerleri, her perde ve tablodaki akış sıralamasını, dekoratörün verdiği bilgilere göre tespit ederiz. Bu işler tamamlandıktan sonra, ışıkçılar tarafından dekorların üzerine ışık provası yapılır. O da bitince, esre temsile hazır hale gelir. Temsil sırasında ise, tespit edilen bu bilgilere göre yerleştirdiğimiz dekorların değişimini, bittiğinde ise sökülüp depolanmasını yaparız. Bir de bütün bu işlerden, henüz dekorların atölyelerede yapımına başlanmadan once dekoratörler beni rejisörle yapılan toplantıya çağırırlar. Orada maket ve çizimler üstünden yapılacak işleri görürürz. Bu projelerin uygulanabilirliği üzerinde görüşümüz alınır. Sahnenin tepesinde dekorları astığımız 40 tane sofit borusu vardır. Bunların bazıları dekor, bazıları da ışık için kullanılır. İşini iyi bilen dekoratörler panoların hangi borulara asılacağına kadar bilirler. Dekorların yüksekliği sahne ölçeklerine göre değil, dekor asansörünün ve sahnenin yanındaki dekor kulisinin ölçülerine göre yapılmalıdır. (Seyirciye göre sahnenin solundaki kulis çok geniş bir alandır, gösterimde olan temsil dekorları orada tutulur. Sahne altı atölyeleri ile sahne arasında çıkıp inen dekor asansörü de oradadır.) Dekorların yüksekliği, asansörün elverdiği 6 m. nin üstünde olamaz.

N- 6 metreden yüksek dekorlar nasıl geliyor buraya?

Y- Onlar iki parça halinde gelir, sahne üzerinde yatırılıp monte edilip kaldırılır, sofit borularına tutturulur.

Temsil sırasında sahnede dekorcular, aksesuarcılar, mekanisyen, ışık teknisyenleri, elektrikçiler ve depocular bulunur. Kulisteki halatlarla sofit borularını indirip kaldıran, perde açıp kapayan da makinistlerdir.

N- Sizi bulmuşken çok önemsediğim ve merak ettiğim bir konuyu sorayım. Eskiden kadife perdenin önünde temsil başlayana kadar duran, üzerinde Levni’ nin dans eden ve müzik çalan kadınlar minyatürünün kompozisyonunun olduğu bir çelik perde vardı. Çok etkileyiciydi. Bizim kültürümüzü yansıtan, binanın iç dekorasyonuyla tam bir estetik uyumla gelenleri karşılayan, önemli bir karakteri vardı. Opera binasının sembolü gibiydi. Ayrıca bir yangın çıacak olsa, yayılmasını önleme fonksiyonu da vardı. Yıllardır o perde yok. Ne oldu? O perde neden kaldırıldı?

Y- O çelik perde aynı zamanda seyirciyle sahne arasında ses yalıtımı da yapıyordu. O varken, sahnede dekor çakma-sökme gibi gürültülü işlemlerimizi rahatlıkla yapardık, seyirci tarafına hiç ses gitmezdi. Benim bildiğim kadarıyla bazı sorunlar olmuş, sağlıklı olmadığı için bakımının yapılması gerekiyormuş. O konuyla mekanik birim ilgileniyor. Onlar sizi daha iyi aydınlatır.

N- Mekaniğe mutlaka gideceğim. Perdeyi sorduğumda herkes ‘evet çok güzeldi’ diyor ama ne olduğunu bilen yok.

Yusuf bey girdi odaya. Elinde Yevgeny Onegin’ in dekor hareket planı.

N- Nedir o liste?

Yu- Bundan sen hiç birşey anlamazsın. Bizim bütün işimizin akışı buradadır. Yevgeny’ nin dekor sıralaması var bu listede; pano, kulis, friz ve fonların trafiği diyelim. Oyun sırasında kondüitten gelen işaretle bunları indirir, kaldırırız. Bu değişimleri, ne zaman hangi dekorun gireceğini, müziğe ve balenin akışına göre conduit bilir. Makinistler de kondüitten gelen talimatı seri bir şekilde yerine getirecek güce ve uyanıklığa sahip kişilerdir.

Kondüitlik ne kadar önemli bir iş… balenin, orkestranın, dekorun, ışığın akışını bilecek ve bunları tam zamanında, bir orkestra şefi gibi yönetecek. Kondüit ve notatör Aslı Öngören bize bir gün bu işleri anlatacak. ‘Notation’ nedir? O da ayrı bir konu. Bu işin piri İzmir’ de Suna Eden ablamız.

N- Bu birimde kaç kişiyle çalışıyorsunuz?

Y- Bütün bu dekor yerleşim ve söküm işlerini yapan 20 kişi var, ben ve yardımcım Yusuf ağabeyle birlikte 22 kişiyiz. Vardiyalı olarak çalışırız. Bir gün 10 kişi, bir gün diğer 10 kişi çalışır. Buna cumartesi pazar dahildir. Sabah sekiz buçukta gelirler, dokuzda sahneye girerler ve gece birde, bazen de ikide biter. Evlerine varmaları üçü bulur. Bu yüzden vardiyalı çalışıyoruz. Burada temsil olmadığında beş buçukta bitirirler ama Leyla Gencer Sahnesi’ nde vardır, oraya geçerler. Boş günümüz olmaz. Bazen de Opera’ nın üniversitelerde, vakıflarda etkinlikleri oluyor, oralara da gidiyoruz. Bazen bizim çalışma saatlerimizi bilmeyenler, iki günde bir çalışmamızı az bulurlar. Bizim de öğlen tatilimiz, hafta sonu tatilimiz olsa, memurlar gibi beş buçukta işimiz bitse, biz de her gün çalışabilirdik. Halbuki biz bir gün içinde iki günlükten fazla iş yapıyoruz. Toplam 17-18 saat çalıştığımız olur. Bazen temsil bittikten sonra dekorlarını söker, yeni hazırlanan oyunun dekorlarını kurarız, ışık provası yapılır, tekrar dekorların sökülüp kaldırılmasıyla sabaha karşı evimize gittiğimiz olur. Turnelerde ise yatağı pek görmeyiz. Açık hava temsillerinde ışık provası gece yapılmak zorunda olduğundan ve dekor kurulmadan ışık yapılamayacağından, gece sabaha kadar çalışırız.

Yusuf- Turneye gidildiğinde yolculuktan sonra aynı gün dekoru kurarız. Çünkü dekor kurulmadan ışıklar yapılamaz.

N- Yani temsillerde sahne üzerindeki ilk iş de, son iş de sizin oluyor. Sohbetimizi bitirmeden sizin şu iki günde bir çalışmanız konusuna bir açıklık getirelim.

Yusuf- Evet. Bu konu, iki günde bir çalışıyor olmamız üst makamlardan zaman zaman dile getirilir. Halbuki biz bir günün içinde ikinci günün işini de peşin yapmış oluyoruz. Sabah sekiz buçukta gelip, gece bir, bir buçuğa kadar kalınca, iki günlük çalışma saati doluyor, hatta bazen de geçiyor. Devlet memurları gibi 8 saati geçen veya bayram, hafta sonu gibi tatil günlerinde yapılan çalışma için fazla mesai ücreti de almayız. Üstelik gece çalışması onlarda çift mesai yazılır. Dört saat çalışıyorsa, sekiz saatlik ödeme yapılır.

N- Bale de, orkestra da aynı durumda. Tatili, gecesi, gündüzü olmadan, ucu açık çalışma saatleriyle, onlarca elemanın fedakarlığıyla ortaya çıkıyor bu temsiller. Seyirci bunları bilmez işte. O temsilin arkasında nasıl bir fedakar ordunun olduğunu anlatmak için yazıyorum bu yazıları.

Yu- Bizim birimin bir özelliği de, hiç hata yapılmaması gereğidir. Sahneye konacak herşey alt atölyelerde hazırlanır, orada bir hata olursa düzeltilebilir. Ama sahneye çıktıktan, temsil başladıktan itibaren hiç hata kabul etmez.

N- Belki bazen ufak hatalar oluyordur, hiç olmaz mı?

Yu- Biz Yılmaz’ la görevi 1994 de devraldık, bizden önce burada ağabeylerimiz vardı, 20 küsur senedir temsillerde hiç hata olmadı. O kağıtta gördüğün temsil notları çok önemlidir bu işte. Daha öncesinde buraya alınan dekor şeflerinde okuma yazma aranmıyordu ve onlar okuma yazma bilmeden, iki perdelik eserlerin akışını, dekor sırasını sırf aklında tutarak iş yapardı.

N- O da bir marifet…hayret! nasıl akılda tutmuşlar o kadar şeyi…

 

HÜSNÜ KAYIM    Sahne Makinisti

Temsillerin dekor ve ışık yerleşimlerinin yapılması, daha önce yazdığım aksesuar ve ışıkçılar konularında da vardı. Tepedeki sofit borularının inip, dekorları tutturduktan sonra tekrar yukarı kalkması, temsil bittiğinde yine aşağı indirip, dekorların, panoların borulardan sökülmesi tamam da, bu işlemi yapmak için boruların bağlı olduğu halatlara yüzlerce kiloyu bulana kadar üst üste takılan demir levhaların yüklenip boşaltıldığını düşünmesi bile zor. Bu yüzden yine anlatılanları resimlerle desteklemeye çalışacağım. Bu işi yapan makinistler kuliste ve kedi yolu denilen sahne üstü galerilerinde çalışıyorlar. Seyirci, izlediği estetik harikalarıyla günün yorgunluğunu geride bırakırken, makinistler dekor panolarını istenilen seviyede tutan bu ağırlıkları, halatların idaresiyle eş zamanlı olarak yükleyip boşaltıyorlar.

Makinist Hüsnü Kayım’ la işin bu kısmını kedi yolunda konuşurken, sahnede Frida’nın provası bitmiş, dekorları toplanıyor, dans muşambası şerit şerit sökülüp arabalara yüklenirken bir yandan da akşam oynanacak Çingene Baron operasının fon ve dekorları yerleştiriliyor. Kedi yollarını, sahnenin üstünü çevreleyen, binanın ilk yapıldığı zamanlardan kalma tahta tabanlı, neredeyse bir insan genişliğinde daracık ve üzerinde yüzlerce elektrik ve ağırlık malzemeleri bulunan balkonlar olarak düşünebiliriz.

H- İşlerin görünmeyen kısmı bu. Burası çok farklı bir dünya. Temsil bittikten sonra ağırlık boşaltmak için buraya geliyorum. Diğer işleri aşağıdan yapıyoruz. Bu levhaların her birinin 5 kilo olduğunu ve sayılarının da 500 e yakın olduğunu düşünürsek, şu anda burada iki tona yakın ağırlık var. Dekorlar hazırlanırken buraya gelebilseniz, aşağıdan ve yukarıdan çalışanların harcadığı insan üstü eforu görebilirsiniz. Bu yüzden vücutlarımızın üst kısmı gelişir ama bel fıtığı gibi rahatsızlıklarımız da çok sık olur.

Bu sırada aşağıdan biri sesleniyor ‘Hazır mısın?’ Hüsnü ‘Evet!’, ‘Kaç Numara?’ ‘Otuz iki!’ ‘Hadi! Başla’, ‘Atıyorum!’ ‘At!’

Bu kırk borunun 4 tanesi ışık için kullanılıyor, geri kalanlara dekor panoları, fonlar ve aksesuarlar asılıyor. Buradaki iş her zaman bende olmuyor, nöbetleşe çalışıyoruz. Ben bazen aşağıdaki işlere ve kırmızı perdenin açılıp kapanmasına bakıyorum.

İşimiz bazen çok kısa sürelye de oluyor ama o sırada harcadığımız efor çok fazla. Bazen iki saatten fazla çalışacak güç bırakmayan işler olur. Sabah sekiz buçukta geliriz. Örneğin bu gün sabah geldik, dün akşam oynanan oyunun dekorlarını söktük, öğlenki provanın dekorlarını yerleştirdik, prova bitince onları söktük, şimdi de akşam oynanacak temsilin dekorlarını yerleştiriyoruz. Temsil 11 de bitiyor. Sabah sekiz buçukta başlayıp, gece on bir-on ikide biten bir mesaimiz var. Ertesi sabah diğer arkadaşlarımız işi devralıyor. Hafta içi akşam temsil bitince dekoru kaldırmıyoruz ama cumartesi günleri temsil dekorunu toplarız, çünkü ertesi gün sahneyi Tiyatro kullanıyor. O zaman gece biri-ikiyi buluyoruz.

İşte böyle sevgili dostlar…Bu günkü röportajda, sahne sanatlarının uygulanmasında işin bir ucunu, hem de en ağır ucunu tutan bir arkadaşımızla da tanışmış olduk. Onun gibi daha niceleriyle işleyen bu sanat fabrikasının ürünü olan temsiller, seyirci olmazsa neye yarar? Her şey alıcısıyla anlam kazanıyor. Bizim işimiz de koltukların dolmasıyla.

Sanatçısına, işçisine, seyircisine, sağlıklı günler diliyorum.